Girişimcilik Tavsiyeleri

Girişimci İçin
Hukuki Aşamalar

Girişimci İçin
Hukuki Aşamalar

Konu biraz sıkıcı ve uzun gelebilir ama girişimci için girişim fikrinin korunması ve ilk aşamadan son aşamaya kadar nelerle başa çıkılması gerektiği girişimci için önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konu. Fikrin korunması, ilk anlaşmanın yapılması, şirketin kurulması ve yatırım alınmasına kadar geçen sürede birçok aşamadan geçilir.

Girişimci için temel olarak hangi aşamalarda hangi hukuk dallarıyla karşılaşacağını ve özellikle nelere dikkat etmeleri gerektiğini ele adığımız bu yazımızda kendinize bir yol haritası çizebilmeniz için gereken bilgileri elde edebilirsiniz.

hukuki aşamalar

Girişim Fikri Yasal Mı?

Girişim fikrinizin yasal olup olmadığı dikkat etmeniz gereken ilk maddelerden biridir. Girişimimizi yapmak istediğiNiz ülkenin kanunlarına bakaraak bu konuyyu açıklığa kavuşturabilirsiniz.  Çünkü girişiminiz eğer yasal ise uygulamaya konulabilecektir. Girişim yapmak istediğiniz ülkenin kanunlarında üretimi veya satışı yasak olan ürün ve hizmetler girişim fikrinizi uygulanamaz hale getirir.

Girişim Fikriniz Haksız Bir Rekabet İçerisinde mi?

Girişim fikriniz için bulacağınız isim önemli. Başka bir girişimi çağrıştıracak isim, logo veya ürün ile faaliyet göstermeniz sizin için kötü sonuçlara yol açabilir.  İnternet girişimcileri için de dikkat edilmesi gereken en önemli nokta girişim için düşünülen ismin domaininin alınıp alınmaması veya bu ismin marka başvurusunun yapılıp yapılmaması. Kısacası hedeflenen girişimin başkası tarafından alınıp alınmadığının tespitidir. Bu aşamayı da tamamladınız diyelim, bu sefer de girişiminizi korumanız gerekmektedir.

Hukuken Korunuyor Musunuz?

Girişim fikriniz yasal, siz bu girişimi yapmak için yasalsınız. Peki, girişim fikriniz, ürününüz veya markanız hukuken korunuyor mu? Girişim fikrinizin hukuksal anlamda korunmasının çok önem taşıdığını belirtmek gerekir. Özellikle fikir aşamasındayken faydalı model tescili, marka tescili, patent tescili, telif hakları gibi hukuksal koruma yolları mevcuttur. Günümüzde marka ve patent danışmanlığı hizmeti kolaylaşmıştır. İnternet ortamında fikirlerin korunmaması, faaliyete geçmiş bir girişimin marka tescilinin yapılmaması gibi hatalar ileride size büyük sorunlar doğurabilecektir. Dolayısıyla girişim fikrinizin temeli sağlam atılmalı ve hukuken koruması sağlanmalı.

Şirketleşmek mi? Şirketleşmemek mi?

Öncelikle girişiminizin iş modelini hazırladıktan sonra gelir modelini planlayın, swot analizini çıkartın, ekibinizin işleyişini düzene sokun, bu aşamaya kadar ki tüm hukuki aşamaların da üstesinden geldikten sonra artık satış yapmaya veya hizmet vermeye başlamadan önceki son aşamada şirketinizi kurun. Yani şirket kurmak sizin için lüks değil ihtiyaç olsun.

Hangi Şirket Türü?

Her şey tamam. Artık şirketleşme kararı aldınız ve girişiminize güveniyorsunuz. Peki girişiminize ne kadar güveniyorsunuz? Bu sorunun cevabına göre şirket türü seçiminde kendinize kolaylık sağlayabilirsiniz. Seçebileceğiniz şirket türlerine kısaca bakalım. Şirketler, düzenlenen kanun, tüzel kişilik, şahıs-sermaye ortaklığının ayrımı, ortakların sorumluğu gibi kriterlerle farklı türlere ayrılır. Buraya tıklayarak şirket türleri hakkında yazımızı okuyabilirsiniz.

Vergi Yükümlülüğü

Eğer şirketiniz Şahıs şirketi ise; işyerinizin adresinin bağlı olduğu, yoksa işlerinizi yürüttüğünüz adresin ikametgahının bağlı olduğu vergi dairesine gerçek kişi mükellefiyet kaydı yaptırmanız gerekir.

Eğer diğer şirket türlerinden biriyse; şirket merkezinizin bağlı olduğu vergi dairesine tüzel kişi mükellefiyet kaydı yapılmalıdır.

“Kayıttan sonra istisnalar saklı kalmak kaydıyla, beyanname verme yükümlülüğü, belge kullanma yükümlülüğü, vergi borcunu ödeme yükümlülüğü, defter tutma yükümlülüğü, belge düzenleme yükümlülüğü, internet üzerinden yapılan her satış için irsaliye veya fatura düzenlenmesi yükümlülüğü gibi birçok yükümlülük girişimcileri beklemektedir.”

Bu konular için bir muhasebeciyle çalışmanız işlerinizi kolaylaştırmak açısından çok iyi olacaktır. Gelir gider dengenizi ayarlayabilmeli ve neleri gider yazdırabileceğinizi iyice öğrenmelisiniz.

“Vergi kaçırmak suç, vergiden kaçınmak yasaldır.”

Genç Girişimciler içim İstisna

Kanuna göre; ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti yönünden kayıt olan ve Vergi kaydını açtığı tarih itibariyle  29 yaşını doldurmamış olan  tam mükellefiyete sahip  gerçek kişilerin,  Ticari faaliyete başladıkları takvim yılından başlamak üzere üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 lirasına  kadar olan kısmı, için  gelir vergisinden istisna olacaklardır.

 

Hibe ve Teşvikler

Bizimde Apple, Facebook gibi bir markamız, bir girişimimiz olsun diyen devlet yöneticileri, şirket patronları girişimcilere bir takım hibe veya teşviklerde bulunuyorlar. Peki hibe veya teşviklere Türkiye açısından bakarsak bir girişimci nerelere başvurabilir?

Özellikle Kosgeb destekleri son zamanlarda çok popüler fakat bu desteğin sağlanması için genellikle bir girişimcilik eğitimine ihtiyacınız var ve tabii ki sizi bürokrasi bekliyor. 

Kalkınma ajansı destekleri ise adından anlaşılacağı üzere bölgesel kalkınmayı amaçlıyor. Devlet Planlama Teşkilatının koordinasyonuyla kurulan bu ajanslar “proje teklif çağrısı” adı verilen bir çeşit başvuru yöntemiyle hibeler vermekte. 

Tübitak’ın özellikle teknoloji girişimlerine sağladığı önemli teşvikler bulunuyor. Ancak bu teşviklerden yararlanmanız için girişiminizin somutluğu büyük bir etkeni oluşturuyor.

Avrupa birliğinin amaçlarıyla örtüşen programlar girişimcilere yardımcı olan AB hibe fonları  genellikle belli bir amaç üzerine girişimcileri bu fonlarından yararlandırmaktadırlar . Sıkı takip etmek gerekir. 

Bakanlık destekleri ile özellikle gıda, tarım ve hayvancılık bakanlığı, bilim sanayi ve teknoloji bakanlığı, ekonomi bakanlığı gibi bakanlıkların belirli amaçlar doğrultusunda, ülke kalkınmasını amaçlayan hedeflerle örtüşen girişimcilere destek verilmesi amaçlanmıştır. 

İşkur destekleri, son zamanlarda işbaşı eğitim programıyla adından sıklıkla söz ettiren işkur, toplumun tamamına iş imkanı sağlamayı amaçlayan bir kurum olarak karşımıza çıkmakta. İşkur ile girişimcilerin ilişkisi esasen işin kurulumundan sonra özellikle de işçi alımından sonra başlamaktadır. Özellikle şirketini yeni kurmuş ve işçi çalıştıracak işverenlerin işbaşı eğitim programına başvurması maddi anlamda işverene avantaj yaratacaktır.

Kaynak

Sözleşmede Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Girişimci olarak masada kaybetmemeniz için en önemli adımlardan birisi sözleşmelerdir. Sözleşme, tarafların isteklerini tam olarak yansıtabilmeli ve ileride taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığa yer vermeyecek şekilde detaylı olarak hazırlanmalıdır.

Peki hangi aşamada hangi sözleşme?

Girişimci olarak her şeyi mümkün olduğunca yazılı yapmalısınız. Eğer birkaç ortağınız varsa ve ciddiyseniz hemen bir ortaklık sözleşmesi hazırlamalı ve işi yasal boyuta taşımalısınız.

Veya fikrinizi çok beğenip sizinle görüşmek isteyebilirler, görüşmede detayları paylaşmadan önce hemen bir gizlilik sözleşmesi imzalamalısınız. Böylece hukuken belli bir ölçüde korunmuş olursunuz.

İşleriniz iyi gidiyor ve bir sermaye şirketi açmak istediniz işte o zaman bir esas sözleşme imzalayabilir, diğer şartları da taşıyorsanız bir şirket açabilirsiniz. Dikkatli olmalısınız! Sözleşmelere bazen öyle klozlar konulabilmektedir ki, bir bakmışsınız şirketinizi yatırımcıya kaptırmışsınız. O yüzden özellikle bu noktada sağlam bir hukuki destek almanızı tavsiye ederiz.

Şirket kurulduktan sonra hangi sözleşme?

Sıfırdan bir şirket açtığınızı varsayalım. Şirketin bir merkezi olması gerekir. Genellikle kira sözleşmesi burada devreye girer. Daha sonra ilk işçinizi alacaksınız. Burada iş hukukuna tabii olursunuz ve işveren olarak işçi ile aranızda belirli süreli, belirsiz süreli veya kanunda belirtilen diğer türlerde bir iş sözleşmesi düzenlemeniz gerekir. Müşterilerinize bir ürün veya hizmet satışı yapacaksınız diyelim. Bunun içinde bir satış sözleşmesine ihtiyacınız olacaktır. Eğer başka bir firma ile iş yaparsanız konunun mahiyetine göre çeşitli sözleşmeler de karşımıza çıkabilecektir. Eğer e-ticaret yapmak istiyorsanız bu sefer kullanıcı sözleşmesi, mesafeli satış sözleşmesi ve ön bilgilendirme gibi hukuki metinlerle karşılaşacaksınız. Şirketinize başka bir ortağın geleceğini veya sizin başka bir şirkete ortak olacağınızı varsayalım bu ortakla da genellikle pay alım veya satım sözleşmesi minvalinde bir sözleşme imzalamanız gerekecek.

Yatırım Aşaması ve Yatırım Aşamasındaki Sözleşmeler

Kaynak

Yatırımın maddi boyutu kadar manevi boyutu da önemlidir. Girişimizle aynı çatı altında faaliyet göstermek isteyen üçüncü kişilerle veya kurumlarla girişim arasındaki ilişki bizi yatırım sürecine götürür. Genellikle bu denge de girişimci, girişiminin gelecek vadetmesi, kazanç potansiyeli ile saygı ve takdir görmesi avantajından, yatırımcı ise maddi kaynak temini, mentörlük, network, tecrübe ve know how paylaşımı gibi avantajlara sahiptir. Şimdi iki tarafın hangi aşamalardan geçeceğine kısaca bakalım. Görüşme öncesinde iyi bir girişimci, potansiyel yatırımcının daha önceden yapmış olduğu yatırımları, yatırım miktarlarını, girişimcilerle olan ilişkilerini incelemelidir. Keza iyi bir yatırımcı da girişimci için geçerli olabilecek araştırmaları yapmalıdır. Girişimciyle yatırımcının aynı masaya oturmasında karşımıza ilk olarak gizlilik sözleşmesi (NDA) çıkar. Gizlilik sözleşmesiyle girişiminize ait gizli bilgiler korunurken aynı zamanda yatırımcının girişimcilerle paylaşacağı gizli bilgiler de korunur. Karşılıklı iyi niyet esasına dayanır. Girişimci ile yatırımcının, yatırım anlaşması gibi ticari anlaşmalarda, anlaşmanın esaslarının tespiti niteliğindeki, temel bir çerçeve çizebilmek adına imzaladıkları ön protokole Term Sheet adını vermekteyiz. Term sheet’i bir kitabın içindekiler sayfası gibi düşünebiliriz. Konular çizilmiştir ancak detaylar sonraya bırakılmıştır. Belli bir değer karşılığında şirkete ortak olacak olan yatırımcının şirketin değerini net bir şekilde bilmesi gerekir. Bu doğrultuda değerleme çalışmaları yapılır. Değerleme çalışmaları şirketin sermayesi, mal varlığı, marka değeri ve diğer detaylar kapsamında yapılır. Ortaya çıkan şirket değeri üzerinden yatırımcının pay oranı belirlenir. En nihai şirket değerlemesi ise Due Diligence (DD)  yani durum tespit çalışmalarından sonra gerçekleşir. Mali, hukuki ve idari konular gibi bir şirketin tespitindeki tüm detayların incelendiği, şirkete pek çok sorunun yönetildiği ve cevaplaması beklendiği, genellikle bir check-list’ in olduğu, finansal tabloların önem kazandığı detaylı bir şirket incelemesidir. Burada şirketin alt dallarının her alanında adeta bir check-up yapılır. Gizlilik sözleşmesi, term sheet, değerleme ve due diligence raporundan sonra artık önümüzde net bir tablo mevcuttur. Bundan sonraki aşama ise sözleşmeler aşamasıdır. Bu aşamada pay/hisse alım sözleşmesi(SPA) ve Pay sahipleri sözleşmesi( SHA) ve bu sözleşmelerdeki önemli hukuki klozlar karşımıza çıkmaktadır. Yatırımcı belli bir pay karşılığı şirkete ortak olacağı için taraflar arasında Due diligence verileri doğrultusunda pay/hisse alım sözleşmesi (SPA) imzalanmalıdır. En yalın haliyle SPA,  hisse satışının tüm şartlarını içeren final sözleşme şeklinde özetlenebilir. Burada sözleşme metni Due Diligence raporları çerçevesinde oluşturulur ve düzeltilmesi istenen eksiklikler ön koşul olarak belirtilerek aksi takdirde oluşacak olan sorumluluğa ilişkin beyan ve tekeffüller yer alır. Pay sahiplerinin tümü veya bir kısmının şirketteki mevcudiyetinin devamı halinde yatırımcı ile girişimci arasında imzalanan sözleşme şeklinde kısaca özetleyebileceğimiz, Pay Sahipleri Sözleşmesi’nin (Shareholder Agreement/SHA) pratikteki yaygın kullanımı, pay sahiplerinin ihtiyaçlarına daha uyumlu bir yapının elde edilmesi ve girişimci yatırımcı arasındaki süreci ve muhtemel yol haritasını sağlam bir temele oturtmak amacıyla doğru orantılıdır.

 

Etiketler:

  • girişimci
  • Girişim
  • hukuk

E-mail listesine kayıt olun
tüm fırsatlardan ilk sizin haberiniz olsun