İş Dünyası

Telefona Bağımlı
Mutsuz ve İzole
Bir Topluma Doğru

Telefona Bağımlı
Mutsuz ve İzole
Bir Topluma Doğru

San Diego Devlet Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırmaya göre; telefona bağımlı gençler spor yapan ve gerçek hayatta aktif olanlar kadar mutlu değiller.

Hepinizin tahmin edebileceği üzere, fazla akıllı telefon kullanmak insanları mutsuz ve yalnız bireyler haline getirebiliyor. Bu alanda yapılan son araştırma; Amerika Birleşik Devletleri’nde toplam bir milyon öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sosyal medyada oyun oynayarak, mesajlaşarak veya görüntülü konuşma yaparak daha fazla zaman geçiren gençlerin; spor yapan, dışarı çıkan ve gerçek insanlarla iletişime geçenler kadar mutlu olmadığı bir kez daha kanıtlanmış oldu. İşin kötüsü, yalnız ve mutsuz olan sosyal medya müptelaları bu durumlarının farkında bile değiller.

Gençler Mutsuz, Yalnız ve Özgüvensiz

Gençlerin mutsuz olmasına sebep olan ekranın başında geçirdikleri zaman mı, yoksa mutsuz gençlerin kendilerini yapay bir dünyada izole etmeye daha yatkın olmaları mı? Çalışmayı yürütenlerden biri olan psikoloji profesörü Jean M. Twenge, mutsuzluğun gençleri telefona yönelttiğini değil, telefonunla fazlaca vakit geçirmenin gençlerin mutsuzluğunu tetiklediğine inanıyor.

Profesör Twenge, “Bu çalışma bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koyamıyor olsa da, daha fazla sosyal medya kullanımının mutsuzluğa sebep olduğunu gösteren başka çalışmalar da var, ancak mutsuzluk daha fazla sosyal medya kullanımına sebep olmuyor” diye konuştu.

Çalışmada belirtildiği gibi, sosyal medyayı kullanmayı bırakmak da sorunu tek başına çözebilecek gibi görünmüyor. Yürütülen başka bir araştırmada ise, genç kızlar arasında depresyon ve intihar oranlarının telefonda geçirdikleri zamanla bağlantılı olarak arttığı ortaya çıktı. Çocukların telefon kullanmaya başladıkları yaşların giderek düştüğü göz önünde bulundurulduğunda bu gelişmelerin insan, aile hatta toplum sağlığı açısından oldukça endişe verici olduğunu söyleyebiliriz

Profesör Jean M. Twenge, 1990’ların başından beri gençlerin davranışlarıyla ilgili çalışmalar yapmakta olan bir araştırmacı olarak; akıllı telefon artan kullanımıyla gençlerin davranışlarının ve duygusal durumlarının radikal olarak değiştiğini savunuyor. Araştırmalar da gösteriyor ki, 2012’den başlayarak giderek daha küçük yaştaki çocukların telefonla daha fazla vakit geçirmeye başlamasıyla oldukça belirgin bir değişim yaşanıyor. İstatistiklere göre, gençlerin hayattan aldıkları zevk, özgüvenleri ve mutlulukları 2012’den itibaren düşmeye başlamış durumda.

Profesör Twenge’nin önceki çalışmaları, telefonla ilgilenerek en az dört veya beş saat geçiren çocukların intihar risklerinin %71 oranında arttığını işaret ediyor. Bu çalışmalarda araştırmacıların ilgilendiği en önemli nokta, ilgilenilen şeylerin neler olduğu veya içerikleri değil, ekran karşısında geçirilen süre. Twenge, “2012’yle 2016 arasındaki zamanda gençlerin hayatlarındaki en büyük değişiklik, dijital medyaya ayırdıkları zamanın artışı ve buna bağlı olarak yüz yüze yapılan sosyal aktivitelere ve uykuya ayrılan zamanın giderek azalması. Dijital medya kullanımı ve mutluluğun bir arada bulunabilmesinin anahtarı sınırlı kullanımda saklı” diye konuştu.

Birey, Aile ve Toplum Sağlığı Tehlikede

Gençlerin mutluluklarını artırabilmek için sosyal medyaya günde iki saatten fazla ayırmamaları, daha fazla egzersiz yapmaları ve arkadaşlarıyla yüz yüze zaman geçirmeleri gerekiyor. Ancak giderek daha fazla dijitalleşen dünya düzeni ile bu ne ölçüde mümkün olacak ayrı bir soru işareti. Dahası, her geçen gün artan kullanım oranları önümüzde duruyorken; birey, aile ve toplum sağlığımızı korumayı nasıl başaracağız?

Etiketler:

  • teknoloji
  • sosyal medya

E-mail listesine kayıt olun
tüm fırsatlardan ilk sizin haberiniz olsun