Haber

Çalışma alanında işi
“profesyonel” tutmanın
püf noktaları

Çalışma alanında işi
“profesyonel” tutmanın
püf noktaları

Çalışma alanında işi “profesyonel” tutmanın püf noktaları

Profesyonelliğin tanımı kişinin iş yerinde gösterdiği tavırlar üzerinden verilir. Yine de arada aklımıza ofiste profesyonel davranmadığımız anların fark edilip edilmediği sorusu takılır. İşinizi iyi yaptığınız sürece gerisi kimin umurumda olsun ki, değil mi?

İşin aslı patronunuz, çalışma arkadaşlarınız ve en önemlisi müşterileriniz bunu bir hayli umursuyor. Bu özelliğe yönelik bir eksikliğiniz olduğu hemen anlaşıldığını söylemek bir yana, bir de şunun altını çizelim sizin için: profesyonellikten ödün vermek büyük bir yanlış olacaktır. Terfi ya da mevcut pozisyonunuzu elinizde tutma konusunda bile performansınız üzerinde negatif etki bırakabilir.

Peki profesyonelliğinizi nasıl belli edebilirsiniz?

Yapın/yapmayın önerilerimize kulak verin.

Yapın: Dakik olmayı öncelik haline getirin.


İşe ya da toplantıya geç kalmanız durumunda patron ya da iş arkadaşlarınızda yaratacağınız izlenim işini umursamadığınız fikrinin oluşmasına sebep olabilir. Bundan etkileneceklerdir - zira verdiğiniz mesaj onların zamanına yönelik de bir saygı taşımadığınıza yönelik olacaktır.

Kısacası saatin kaç olduğuna dikkat edin. Gerekirse birden fazla alarm kurun ve işte olmanız gerekenden birkaç dakika evvel ofise varın.

Yapmayın: Somurtmayın.


İşe kötü bir ruh haliyle gelebilirsiniz. Tıpkı işten eve kötü bir ruh haliyle dönebileceğiniz gibi. Her iki koşulda da kötü ruh halinin kapıda bırakılması gerektiğini duymuş olmalısınız.

Herkesin modunun düşük olduğu zamanlar olacaktır. Bunun acısını patronunuz, çalışma arkadaşlarınız ya da özellikle müşterilerinizden çıkarmaya kalmayın. Eğer kendinizi kötü hissetmenize sebep olan şey işin kendisiyse belki de işi bırakma zamanınız gelmiştir.

Yapın: Uygun giyinin.

İster iş için giymeniz gereken hususi giyisilerle çalışıyor olun, isterseniz daha rahat şartlarda çalışın; kırışık bir kumaş pantolonun kot pantolon giyilmemesi gereken bir iş ortamında kot pantolon giymekten farklı karşılanmadığını unutmayın.

Yapın: Ne söylediğinize dikkat edin.

Küfretmek, hakaret etmek, itham eder tarzda yüksek sesle konuşmak yalnızca profesyonel hayatta karşınıza çıkan insanlarla kurduğunuz iletişimlerde sakınmanız gereken şeyler değil. Yetişkinlerin birbirlerine bunları yapmamaları gerektiği kuralını benimseyin - size yapılmasına da izin vermeyin.

Size bir kılavuz: anneannenizin yanında söyleyemeyeceğiniz hiçbir şeyi iş ortamında da söylemeyin.

Yapmayın: Dedikodu.


Muhasebe müdürüyle alakalı duyduğunuz son şeyi aynı odayı paylaştığınız iş arkadaşınıza söylemek için içinizde bir dürtü hissedebilirsiniz. Yine de bu tarz dedikoduların sizi istemeyeceğiniz bir açıdan toy - hatta çocuksu - göstereceğini unutmayın. Eğer iş yerinden biriyle alakalı dedikodu yapmaya çok ihtiyacınız varsa iş arkadaşlarınızdan bağımsız biriyle bunları konuşun.

Yapın: Çalışma arkadaşlarınıza yardım teklif etmeye hazır olun.

Gerçek bir profesyonel çalışma arkadaşları iş sırasında yoğunluk ya da başka bir sebepten sıkıntı yaşadığında yardım etmeyi teklif eder. Bilgi, fikir paylaşmaktan ya da yardımcı bir el uzatmaktan geri durmaz. Bir kişinin başarısı ofisteki herkesin daha iyi gözükmesine sebep olacaktır, unutmayın.

Yapmayın: Yalan söylemeyin.

Dürüst davranmamak sizi her daim kötü gösterecektir - ister özgeçmişinizde olsun ister hastayım diye yalan söylediğinizde. Gerçek bir profesyonel açık sözlüdür. Eğer bir işin gerekliliklerini karşılamıyorsanız iki seçeneğiz vardır; ya ona başvurmazsınız ya da gerçek yeteneklerinizi gösteren bir başvuru yaparsınız. Eğer ikinci seçeneği tercih edecekseniz becerilerinizin eksikliklerinizi nasıl kapatabileceğine odaklanın.

Hastayım yalanına gelecek olursak; dinlenmeye ihtiyacınız varsa izin alın ya da yıllık izninizden kullanın.

Yapın: Her zaman adil dövüşün.


Er ya da geç çalışma arkadaşlarınızla ya da patronunuzla aynı görüşü paylaşmadığınız durumlar yaşayacaksınız. Bir işin yapılış biçimiyle alakalı görüş ayrılıklarınız olabilir örneğin. Bunun sizi sinirlendirmesine izin vermeyin. Ne kadar sinirlendiğinizin ya da haklılığınıza ne kadar güvendiğinizini bir anlamı olmadığını unutmayın. Ofiste bağırış çağırış kimsenin hoşuna gitmeyecektir. Sakin biçimde düşüncenizi ifade edin ve anlaşamama durumunda ya da karşı taraf sinirlerine yenik düşüyorsa oradan uzaklaşmaya hazır olun.

Önemli: Elbette her koşulda fiziksel temastan kaçının.

Yapmayın: Kirli çamaşırlarınızı ortaya dökmeyin.


İş yerinde güvendiğiniz yakın bir arkadaşınız olması genelde normal iken tüm ofisle özel hayatınıza yönelik çok fazla şey paylaşmak değildir. Kiminle konuştuğunuza, özellikle ailenizle alakalı sorunlarınızı kime açtığınıza dikkat edin.


 

E-mail listesine kayıt olun
özgeçmişinize uygun
kariyer fırsatlarından ilk sizin haberiniz olsun!