Girişimcilik Tavsiyeleri

Daha Mutlu Daha Verimli
Bir Çalışma Ortamı İçin
8 Öneri

Daha Mutlu Daha Verimli
Bir Çalışma Ortamı İçin
8 Öneri

İngiltere’deki Warwick Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre mutluluğun verimliliğe olan olumlu etkisi bir kez daha kanıtlandı. Araştırmaya göre mutlu çalışanlar ortalamaya göre %12 daha verimli çalışırken mutsuz çalışanlar ise ortalamanın yaklaşık %10 altında verim gösteriyor. Bu durum kimse için bir sürpriz olmamakla beraber rakamların büyüklüğü özellikle çalışan sayısı yüksek şirketler için mutlu bir çalışma ortamına sahip olmayı üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir konu haline getiriyor.

Gün ağarmadan çalan alarmın sesi, sıcacık yatağı terk etmek, hazırlanmak ve yollara düşmek... Kimi insanlar için bu ritüel bir işkenceye dönüşürken kimileri için de yeni bir güne keyifle merhaba demek anlamına geliyor. İnsanlar zamanlarının büyük kısmını işyerinde geçiriyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan ve özel sektörde çalışan kişiler için; yol, fazla mesai ve trafik derken bu süre 12 saatleri aşıyor. Böyle bir koşuşturmacanın içinde çalışanlarınızı motive etmek hiç kolay değil. Ancak onlardan daha yüksek katkı bekliyorsanız çalışanlarınızın mutluluklarını artırmak için de yatırım yapmalısınız. Pozitif duygular eşliğinde çalışan insanlar hem daha yüksek kalitede iş ortaya koyarlar hem de mesai saatleri içindeki birim saat/iş oranları artar. Düz, hatta dümdüz bir mantık ile hareket edecek olursak bu, önemli miktarda para demektir.

Araştırmayı yöneten Profesör Andrew Oswald yaptığı açıklamada , “Google gibi şirketler çalışanlarının mutluluğu için yıllardır yatırım yapıyorlar yaptılar ve sonuç olarak çalışanların memnuniyeti %37 oranında artmış durumda. Yalnızca yüksek maaşlar ödemek bir profesyonel ile çalışmak için tek başına yeterli değil. Nitelikli insan kaynağına uzun süre sahip olabilmek ve belki de rakiplere kaptırmamak için başka bir takım dinamikleri de göz önünde bulundurmalısınız.

Zira mutlu bir çalışan;

- Ekip arkadaşları ile daha uyumlu çalışır.
- İş yerinde daha verimli, enerjik, motive, iyimser ve sağlıklı olduğu için hastalanma oranı düşer.
- Daha az hata yapar ve iş kalitesi artar
- Sorunları çözmeye daha iyi odaklanır. Sorumluluktan kaçmaz.
- Daha hızlı öğrenip daha yerinde kararlar alır.

Buraya kadar her şey tamam... Peki çalışanlarımızı nasıl motive edeceğiz? Onları mutlu eden şeyler neler olabilir?

Çalışan Mutluluğunu ve Motivasyonunu Artırmak İçin Öneri

1. Özerklik

Kendi yönünü çizme isteği insanlarda doğal bir eğilimdir. Ünlü psikolog Daniel Pink, çocukların kendi başlarına oyun oynarken ortaya koydukları yaratıcılığı ve hayatı keşfetme becerilerini de bununla açıklıyor. Aynı ortamda aynı oyunu oynayan iki çocuk bile farklı şekilde motive oluyor, tamamen farklı sonuçlar buluyor, bu sayede farklı bir kavramsal öğrenmeye ve beceriye ulaşabiliyor.

Çalışanlara verilen anlamlı geri bildirimler, işlerin nasıl yapılacağına dair doğru bilgilendirme ve cesaretlendirme ile onların daha yüksek iş doyumuna ulaşması ve daha iyi performans göstermesi sağlanabilir.

İşyerlerindeki organizasyon ve çalışma ortamı, insanların görevlerine her yönüyle hakim olmalarına olanak tanımalıdır. Ne üzerinde, ne zaman ve nasıl çalışması gerektiğini bilen bir insan bilinçaltının derinliklerinde aradığı özerkliğe de kavuşmuş olacaktır.

2. Uzmanlaşma

Yaptığımız işlerde daha iyi olmayı isteriz. Ve bunu hemen isteriz! Bu yüzden bir dili veya enstrümanı öğrenmek ilk başlarda çok sinir bozucu olabilir. Herhangi bir konuda çabalamamıza rağmen hiçbir ilerleme kaydetmediğinizi düşündüğümüzde ise o işe olan ilgimiz önce zayıflar, sonra da hepten bırakma eğilimine gireriz. Sadece işimizde değil, yeteneklerimizle ilgili ilerleme hissi içsel motivasyonumuza katkıda bulunurken, hayal kırıklıklarına yol açan çabalarımız bir zaman sonra bizi eylemsizliğe itebilir. İşte bu yüzden işverenler çalışanlarını doğru şekilde analiz edebilmeliler.

Yerine getirilmesi gereken görev çalışanınızı gereğinden fazla zorluyorsa bu onu endişelendirir ve kendisi hakkında şüphe duymasını sağlar. Bir diğer taraftan işler çok kolay ve monoton olursa insanlar çabucak sıkılılar ve motive olamazlar. Birtakım işlerde bu monotonluk önemli olmayabilir ancak yaratıcılığa ve iş zekasına ihtiyaç duyulanlarda bu durum sorun yaratacaktır.

İyi bir görev ne zor ne de kolay olarak adlandırılabilir. Asıl mesele kişinin yetenekleri ile birebir örtüşen görevler vermek de değildir. Çalışanları daha iyi bir seviyeye ulaştırma konusunda destekleyecek, makul miktarda zorlayıcı, tatmin duygusunu pekiştirecek bir görev ataması, çalışanı o işi tamamlaması için motive edecektir.

3. Çeşitlilik ve Esneklik

Çalışanların takvimlerinde değişiklik yapmak monotonluğu azaltmak için en kolay yöntem. Bazı işlerin evden yapılmasına müsaade etmek de çalışan mutluluğunu artıracaktır. Bununla kalmayıp görev dağılımı ve iş yükü bağlamında da bir miktar esnekliğe gidilebilir.

4. Güçlü Bir Amaç

Amaç, sabahları yataktan mızmızlanmadan kalkmanızı ve devam etmenizi sağlayan şeydir. Güçlü bir amaç, içinde sahtelik barındıramaz. Çalışırken para kazanmak dışında farklı amaçları bulunan ve kendinden daha büyük bir şey için mücadele ettiğine inanan insanlar işlerini oldukça güçlü bir motivasyon eşlinde yaparlar.

Bir amaca inanmanın getirdiği bir diğer önemli fayda, yüksek performansın ve çalışma motivasyonunun dayanıklı ve sürdürülebilir kılınmasıdır. Hemen her şirket zor zamanlar geçirebilir. Böylesine sert bir rekabet-stres olan yerde, her şeyin tozpembe olması beklenemez. Sallantılara, krizlere ve darbelere rağmen şirket olarak ayakta kalabiliyor musunuz?

Gerçek ve güçlü bir amaç, krizlerin ekip için daha az yorucu ve daha az yıpratıcı olmasını sağlar.

5. Destekleme ve Çalışma Kültürü

Çalışanlar bilinçaltında özerklik ve güç isterler ancak çoğu zaman başkalarının desteğine ihtiyaç duyarlar. Bir girişimci ya da yönetici olarak herkesin birbirini desteklediği bir çalışma kültürü oluşturmanız, pek çok şirketin performansını azaltan ‘’ego savaşlarından’’ kurtulmanızı sağlayacaktır. Bir çalışanın iş arkadaşından herhangi bir konuda destek alması ne yardım alana güç kaybettirir ne de yardım edene güç kazandırır. Ama sizin adınıza işlerin kesintisiz ilerlemesi sağlanmış olur.

6. Tanınma ve Saygı

İnsanlar yaptıkları işin karşılığını hem maddi hem manevi olarak görmek isterler. Çalıştığınız insanları “teşekkür ederim” diyerek onurlandırmak, onların mutlu olmasını ve verimli çalışmasını sağlayacaktır. Bir fabrika sahibi ya da müdürü dahi olsanız sahaya indiğinizde insanlara isimleri ile hitap etmeyi öğrenin. O paraları kazanıyorsanız hafızanız da bir zahmet biraz güçlü olsun.

7. Adaleti Sağlayın

Çalışanlar, iş yerindeki herkese adil davranıldığını düşünmeliler. Her çalışana nezaket ve saygı ile yaklaşmanız gereklidir. Aynı işi yapan ya da eşit konumdaki çalışanlar arasında maaş, esneklik ve güç bakımından adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlar birbirine cephe almaya başlar, işiniz tehlikeye girer.

8. Ek Sosyal Haklar

Çalışanlara birtakım sosyal haklar vermek stresi azaltır, insanların işlerine daha fazla odaklanmasını sağlar ve sürdürülebilir bir iş-yaşam dengesi kurmanıza yardımcı olur.

İş dünyasında hemen herkesin ağzının sulanarak baktığı Facebook, Google, Apple gibi şirketler çok geniş sosyal olanaklar sağladıkları için zihnimizde bu denli yer ettiler. En az onlar kadar maaş ödeyen fakat aklımızın kenarından dahi geçmeyen yüzlerce şirketin arasından sıyrılmalarının arkasında bu politika var.

E-mail listesine kayıt olun
tüm fırsatlardan ilk sizin haberiniz olsun