Girişimcilik Tavsiyeleri

“İş”inize Gelecek
İnovasyon Tekniklerini
Biliyor musunuz?

“İş”inize Gelecek
İnovasyon Tekniklerini
Biliyor musunuz?

Uzun zamandır her yerde karşınıza çıkıyordur. Bir yerde yüksek ihtimalle okumuş veya duymuşşunuzdur. İnovasyon artık hayatımızın en önemli parçalarından biri durumunda. Peki neden bu inovasyon takıntısı? Artık 2018’e yaklaştığımız bu günlerde tüm hedefimiz hem yenilik ve gelişim olmalı çünkü. Sadece iş hayatından bahsetmiyorum. Özel hayatımız için de geçerli bu. Değişime açık olmayan ‘düşünme’ şeklimizi esnetmeli ve daha yenilikçi düşünmenin yolunu açmalıyız. Esnek olmak ayakta kalmak için gerekli özelliklerin başında gelir.

 

Dünyada en uzun süre ayakta kalan 400 firmanın en önemli ortak 3 özelliği ne biliyor musunuz?

Biz söyleyelim;

  1. Esneme özelliği, yani piyasadaki değişimlere ve dönüşümlere uyum sağlayabilme yeteneği,
  2. CEO’yu dışarıdan değil kendi içinden yetiştirmesi,
  3. Bir şirket anayasasına sahip olması.

Bu üç özellik zaten söylenmesi gereken her şeyi kısaca söylüyor o yüzden lafı uzatmaya gerek yok deyip burada kesebiliriz. Ama kesmiyoruz çünkü bunları zaten biliyorsunuz. Gelin bu esnekliğe, değişime ve yenilikçiliğe açık olmayan düşünme şeklimizi nasıl değiştireceğimize bakalım.

Bunu sadece istemekle düşünmekle yapmak sizi çok başarılı bir sonuca götürmeyebilir ama denenmiş, uygulanan ve başarısı kanıtlanan bazı teknikler size yardımcı olacaktır.

Bunlardan bir tanesi Pomodoro, yani günde 25 dakika düşünme tekniğidir.

Pomodoro Tekniği Nedir?

Pomodro tekniği odaklanmaktır, düşünmektir, esnemektir. 25 dakikanızı sadece tek bir konuya odaklanarak geçirmektir.

Bunu inovasyon ve yaratıcılığa uyarladığımızda ise tanım şu şekli alıyor; Herkesin “ben bu işi nasıl daha farklı yapabilirim” diye 25 dakika düşünmesidir. Yani zamanının 25 dakikasını değişime, yenilikçiliğe kısacası inovasyona ayırmasıdır.

Pomodoro Tekniği Nasıl Çalışır?

  • Önce bir konu seçilir,
  • Sonra bir zamanlayıcı 25 dakikaya ayarlanır,
  • İşe başlanır ve 25 dakika boyunca hiç konudan çıkmadan, hiç bir şekilde kesinti olmasına izin vermeden, seçilen konu üzerinde yeni fikirler, farklı bakış açıları ve şu anda olmayan ama olsa hiç de fena olmayacak olan bir özellik bulunmaya çalışınır.
  • 25 dakika sona erdiğinde tamamen bırakılır ve 5 dakika ara verilir.

Dünyanın en büyük elli firmasının pomodoro tekniğe benzer kullandığı bazı uygulamaları vardır.

Bunlarda bir tanesi 70:20:10 kuralıdır.

70:20:10 Kuralı nedir?  

70:20:10 kuralı, zamanı akıllıca bölmektir. Mesainin sadece olağan işle değil yenilikle, değişimle ve hatta boş vakitlerle sülenmesidir.

Yani çalışanların mesailerinin;

  • %70‘ini olağan işi ile,
  • %20‘sini işi nasıl daha farklı yapabilirim üzerine çalışma ile,
  • %10‘unu ise işi ile alakası olmayan şeylerle geçirmesidir.

Tahmin edebileceğiniz gibi işin içine düşünme ve yenilik kelimelerinin girdiği bir teknikten kötü bir sonuç çıkmıyor.

%20’lik yenilik, inovasyon dilimde üretilen fikirler şu anda bu firmaların cirolarının %50’sinden fazlasını oluşturmaktadır.

Şimdi bir durun ve siz de düşünün. Bu sonuçlar size ne anlatıyor?

Bizim vardığımız sonuç şudur ki; “şirketlerin artık bazı kalıplarını kırmasının zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.”

Sorumuz da şudur; eski yöntemlerle iş yapmanın zararlarını, performans verimliliğini arttırmak için kullanılan yöntemlerin değiştiğini anlayamamak için daha ne kadar zaman geçmesi gerekiyor?

Çalışanlar ile yöneticilerin birbirlerini anlaması bu kadar zor olmamalı, memnun olup olmadıklarını sormak ve sadece yüz ifadelerine bakmanız bile yeterli. Artık iş dünyasının trendi, olması gerekeni çalışanları öncelikli tutmak onların memnun olacağı bir çalışma ortamı yaratmak. Hatta bırakın iş yerini o kadar sevinler ki eve gitmesinler!

Dünyada inovasyon yaratma alanında ilk sırada çalışanlar gelmektedir. İkinci sırada iş ortakları ve üçüncü sırada ise müşteriler vardır. Toyota’nın çalışanlarından 20 yılda milyonun üzerinde yenilikçi fikir aldığını ve bunlardan işe yarar gördüklerini hayata geçirdiğini biliyor muydunuz? Tabii ki fikir verenin de hakları verilmiş satışlara ortak edilmiş.

Ülkemizdeki inovasyon kaynaklarına baktığımızda ise ortaya çıkan sonuç – ki tabii ki bu konuda da detaylı bir araştırma sonucu yok- önce müşteriler sonra iş ortakları ve üçüncü sırada çalışanlar gelmektedir. Bunun temel sebebi yukarıda vurguladığımız gibi çalışanların toplam enerjilerini uygun kanallara aktaramaması ve iş verenlerin buna yönelik çalışmalarda bulunacak vizyona sahip olamaması.

İnovasyon yapmak için Pomodoro tekniğinin firmalarımıza uyarlanması;

  • Departmanlarda bir değişim lideri seçin.
  • Başlangıçta haftada iki gün pomodoro tekniği uygulayın.
  • Pomodoro’da konu başlıklarını çalışanların kendilerinin belirlemesine izin verin.
  • Haftada iki gün olarak her çalışan günde 25 dakika işini nasıl farklı yapabilirim diye düşünme seansı oluşturacaktır. (25 dakika sonraya alarm kurun, dış uyarıcıları engelleyin ve tamamen konuya konsantre olarak çalışın. 25 dakikanın sonunda kendinize küçük bir ödül verebilirsiniz.)
  • Bu seansta üretilen fikirleri dijital ortama aktarın ve ortak bir havuzda toplayın.
  • Toplanan fikirler inovatif olma özelliğine göre seçin ve seçilen fikirleri bir sonraki pomodoro’da gruplara yeniden verin.
  • Beğenilen ve hayata geçirilen fikrin sahibini satıştan belli oranda pay vermek sistemin daha iyi işlemesi için önemlidir.

Gelelim sonuca. Sonuçta yazımızın ana konusunu verek bitirmek yerine bazı dileklerimi dile getirmeyi tercih ederim. 

  1. Yenilikçiliğe açık olun.
  2. Yenilikçi olun.
  3. Yenilikçi olunmasına izin verin.
  4. Yeniliğe ayak uydurun.
  5. İNOVATİF OLUN.

Etiketler:

  • inovasyon
  • pomodoro
  • yenilik

E-mail listesine kayıt olun
tüm fırsatlardan ilk sizin haberiniz olsun