Marka Hikayeleri

Toms Shoes
ve Kurucusu
Blake Mycoskie Röportajı

Toms Shoes
ve Kurucusu
Blake Mycoskie Röportajı

Dünyaca ünlü ayakkabı markası Toms ve şirketi 2006 yılında kuran Blake Mycoskie ile gerçekleştirilen röportaj. Blake birçok soruya açık ve net yanıtlar verirken girişimcilere de ilham oluyor.

Toms Shoes ve Kurucusu Blake Mycoskie Röportajı

Biz sadece Toms Shoes’u biliyoruz. Ama Toms bir ayakkabı şirketinden fazlası. Siz buradan bir Toms ayakkabı aldığınızda dünyada ihtiyacı olan bir çocuğa ayakkabı hediye ediyorlar. Ayağı büyüdüğü için altı ayda bir o ayakkabıyı yeniliyorlar. Eğer söz konusu çocuğun ihtiyacı ayakkabıdan fazlasıysa onu da karşılıyorlar. Toms’un gözlükleri ve kahveleri de var. Aldığınız her Toms gözlük karşılığında çocuk büyük fark etmez dünyada bir kişi yeniden görmeye başlıyor. 2011’den bu yana 15 ülkede 200 binden fazla insanın görme yetisini geri kazanabilmesi için numaralı gözlükler, katarakt ameliyatları, enfeksiyon tedavileri gerçekleştirilmiş. Aynı şekilde aldığınız her bir Toms kahveden sonra ise kurak topraklara bir kişinin 1 haftalık temiz su ihtiyacı olan 140 litre temiz su gidiyor. Bu muhteşem sistemin kurucusu Blake Mycoskie (37) geçtiğimiz hafta İstanbul’daydı.

Toms’un hikayesinden önce sizin hikayenizi merak ediyorum ben. Neydi sizin çocukluk hayalleriniz?

Para kazanmaya 19 yaşında başladım. Profesyonel tenis oynuyordum. Üniversitede burslu okuyordum. Aşil tendonumdan sakatlanınca koltuk değnekleri ile yürümeye başladım. Ve bu durum ilk işimi kurmama vesile oldu. Koltuk değnekleri ile çamaşırlarımı çamaşırhaneye götüremiyordum. Telefonla çamaşırı evden alıp eve teslim eden bir yıkama firması kurdum. İlk işim buydu. Ama sonra sıkıldım, sattım.

Neden?

Para kazanıyordum ama işe karşı bir tutkum yoktu. Tenisten aldığım zevki alamıyordum. Mücadelenin, rekabetin verdiği tat bu işte yoktu.

İkinci işiniz neydi?

Açık hava reklamcılığı yapmaya başladım. Film afişleri için bina giydirildiğini ilk kez Caliornia’da gördüm. Binaların ne kadara kiralandığını merak ettim ve fiyatların uçmuş olduğunu fark ettim. Los Angelas’daki film artistlerinin hepsi egoları yüzünden kendilerini binalarda görmek istiyorlardı. Ben de Amerika’da Los Angeles’a benzeyen bir yer aramaya başladım. Bu tarz egoların olduğu ama bina giydirmenin daha yapılmadığı bir yer... Amerika’da country müziğin kalbinin attığı yeri Nashville Tennessee’yi buldum. Orada da egolar çok yüksek. Tennessee’de bütün önemli binaların yan cephelerini kiraladım. Ve resmen üç kuruşa... İnanılmaz paralar kazandım. Sadece 21 yaşındaydım. Bu işten de sıkılınca Clear Chanel’a sattım. Para akıyor ama siz sıkılıyorsunuz enteresan...

Sonra ne yaptınız?

Kendime biraz fazla güvendiğimden bir TV kanalı kurdum. Sadece realty show yapıyordum. Survivor gibi programlarda ünlü olmuş 15 dakikalık şöhretleri, farklı programlarda bir araya getiriyordum. Bu ilk başta dahice bir fikir gibi gelmişti ama fena patladım. Milyonlarca dolar kaybettim çok ama çok zarar ettim.

Şükürler olsun, siz de hata yapabilirmişsiniz... Sonra?

İnternet üzerinden otomobil kullanmayı öğreten bir şirket kurdum. Bir tür direksiyon kursuydu... Bu kursu bitiren gençler çok basit bir şekilde ehliyet alıyorlardı. Çok başarılı oldu.

15 MİLYON ÇOCUĞA AYAKKABI GİYDİRDİK

Ve sonra Toms? Her şeyin başlangıç noktasında nasıl bir hikaye var?

Bir seyahat. Arjantin’e tatile gittim ve orada ayakkabısı olmayan çocukları gördüm. Onlara yardım etmek istedim. Ama bir kerede kalmasın devamlılığı olsun dedim. Kendi kendini finanse eden ve finanse ettikçe her defasında daha çok çocuğa ayakkabı ulaştıracak bir sistem geliştirdim. Toms’un açılışı tomorrow’s shoes yani yarının ayakkabıları.

Gerçekten çok başarılı oldu, yardımların yerlerine ulaştığına dair hiçbir şüphe yok. Ama eninde sonunda siz ticaret yapıyorsunuz ve bu sistem kapitalist. Size bu çocukları sömürdüğünüze, eninde sonunda sizin kazandığınıza dair eleştiriler mutlaka geliyordur.

Bu Eleştirilere Verdiğiniz Yanıt ne oluyor?

Toms şu anda 65 ülkede bu ayakkabıları veriyor. Şimdiye kadar 15 milyon çocuğa ayakkabı giydirdi. Los Angeles’daki merkez ofiste 35 kişi sadece yardımlarla ilgili çalışıyor. Yardımların en doğru yere ulaşmasına çabalıyorlar. Bir kere ayakkabı verilen çocukların ayakkabılarının 6 ay sonra yenilenmesini programlıyorlar. Çünkü bir kere verdin, altı ay sonra ayağı büyüdüğünde veremezsen o çocuğa iyilik değil kötülük yapmış olursun. Yaşadığı hayal kırıklığı büyük olur. Tüm bunlara rağmen benim için “Ne güzel iş bulmuş, kılıfına uydurmuş, para kazanıyor” diyenler var tabii. Ama emin olsunlar derdim para olsaydı hiç bu kadar uğraşmadan daha çok kazanacağım bir iş kurardım. Toms’a başlama sebebim asla iş yapmak değildi. Bu sadece bir projeydi. Ama bu kadar büyüyeceğini hiçbir zaman tahmin etmedim.

Toms şimdilerde sadece bir ayakkabı şirketi değil. Kahve ve gözlük de var. Ve siz gözlük ve kahve sattığınızda da birileri kazanıyor...

Evet. Toms’dan bir gözlük aldığınızda dünyanın herhangi bir yerinde gözü görmeyen biri tedavi ediliyor. Dünyada görme sıkıntısı olan 64 milyon insan var ve bunların birçoğu tedavi edilebilir cinsten. Bugüne kadar 250 bin kişinin gözlerinin görmesini sağladık.

Kahvenin hikayesi?

Kahvemizi ürettiğimiz Peru, Guatamala, Ruanda gibi bölgelerde ayakkabı dağıtıyorduk. Ailelerin hayatlarını devam ettirdikleri iş kolu olan kahve tarımının öldüğü fark ettik. Çünkü su yoktu. Toms adında bir kahve markası çıkardım. Her satılan paket için bölgeye 140 litre temiz su ulaştırıyorum. Kuyular açıyoruz, borular değiştiriyoruz. Bir kişinin günlük temiz su ihtiyacı 20 litre. Bir haftalık olarak hesaplayıp 140 veriyoruz.

İnsanların birden fazla gözlük ya da ayakkabı alması için tasarım ekibine önem veriyor olmalısınız...

Tabii. İşimiz moda ve trendler. Hep aynı modelleri yaparsak kimse yeni bir gözlük ya da ayakkabı almaz. Tasarım ekibimizin yaratıcılığı sayesinde her sezon tüketicimizi yeniden tavlıyoruz.

KENAN VE BURCU PERU’YA YA DA AFRİKA’YA GELEBİLİR

Ünlüler marka elçimiz oluyor ama Toms üzerinden kendi reklamlarını asla yapamıyorlar. Türkiye’deki marka elçisinin Türkiye’de ayakkabı dağıtmasını istemiyoruz. İstiyorlarsa Kenan Doğulu, Burcu Esmersoy gibi ünlüleriniz bizimle Peru’ya ya da Afrika’ya gelebilir.

AYAKKABILARI KENDİ ELLERİMİZLE GİYDİRİYORUZ

Yardım ettiğimiz çocukları rencide etmemek en hassas noktamız. Önce ayakları tek tek temizliyoruz ve sonra ayakkabıları ekibimiz elleriyle tek tek giydiriyor. Umut ediyorum günün birinde şirketler yardım yapmayı sadece vergiden düşecekleri bir okazyon olarak görmekten vazgeçerler. Bunu bir yatırım ve iş geliştirme olarak gördükleri zaman dünyada herkes kazanabilir.

 

Etiketler:

  • marka hikayeleri
  • blake mycoskie
  • toms shoes

E-mail listesine kayıt olun
tüm fırsatlardan ilk sizin haberiniz olsun