Haber

Yıldız Teknopark
Prototip Atölyesi
Başkaİş’in sorularını yanıtladı

Yıldız Teknopark
Prototip Atölyesi
Başkaİş’in sorularını yanıtladı

Yıldız Teknopark Prototip Atölyesi yöneticisi Gökhan Aybastı, Atölye ile alakalı sorularımızı yanıtladı.

 

Hikayeye en başından başlayacak olursak; Yıldız Prototip Atölyesi nasıl ortaya çıktı?

Yıldız Teknopark bünyesinde bulunan Prototip Atölyesi 2014 yılında kuruldu. Klasik imalat tezgâhlarımızı (Torna, Freze ve Matkap gibi) TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) hibe desteği ile temin ettik. Diğer makine parkurumuzu, çalışma masaları ve dolaplarımızı ve el aletlerimizi ise Yıldız Teknopark karşıladı. 2017 Yılında İSTKA (İstanbul Kalkınma Ajansı) ile gerçekleştirilen proje ile birlikte yüksek teknoloji Cnc Tezgahları (Cnc Freze, Cnc Torna ve Dalma Erezyon) ve Endüstriyel 3D printer ile makine parkurumuzu büyüttük. Hâlihazırda ise mevcuttaki proje işlerinin makine sarf malzeme giderleri de yine Yıldız Teknopark tarafından karşılanıyor.

 

İlk üretim desteğinin girişimciler için ifade ettiği şey nedir?

Üretimini yapacakları projelerinin malzeme temini sonrası işleyecekleri talaşlı imalat işlemlerine Cnc tezgâhları hariç ücret ödemiyorlar. Cnc tezgâhları ile gerçekleştirmeyi düşündüğümüz bir gelir modeli bulunuyor: Cnc tezgâhlarımızı kullanmak isteyen proje sahipleri belirlenecek düşük bir miktar ile işleme ücreti ödeyecekler. Buradan elde etmeyi düşündüğümüz geliri ise yine sıfırdan bir proje başvurusu yapan öğrencilerin bu sefer projenin tüm malzeme desteğini Prototip Atölyemiz karşılayacak. Yani şu anda tezgâhta işlenen malzemelerine ücret ödemiyorlar. Fakat bizim vermiş olduğumuz desteği sadece bununla sınırlandırmamamız lazım. Örneğin, atölyemizde mesai saatleri içerisinde İSG kuralları gereği bizim gözetimimizde ve bizlerin aracılığı ile parça işlemelerini gerçekleştirirlerken, makinelerin kullanımı ve hangi malzemeye göre nasıl bir kesici takım seçeceklerini ve makineyi kullanmayı da öğreniyorlar. Sunduğumuz bu işçiliğin haricinde, proje ile ilgili tüm sorularına elimizden geldiğince cevap veriyoruz. Mevcutta bulunan Cad-Cam programı desteği ile tasarımları ve en uygun imal edilme şekilleri hakkında görüşüp fikir alışverişinde bulunuyoruz, imalat resimlerinin hazırlanması aşaması, malzeme temin ederken piyasadan nasıl tedarik edecekleri, ısıl işlem uygulamasına gerek olup olmadığı ve kaliteli bir ürünü daha ucuza daha kaliteli nasıl üretebiliriz yaklaşımını ortaya koyuyoruz. Bunların dışında, öğrencilerin, proje sahiplerinin 7/24 yararlanabilecekleri ortalama 16 kişiye hizmet verdiğimiz dışarı çıkmalarını dahi gerektirmeyen internet, lavabo, mutfak hizmetiyle kendilerine açık ofis ortamı ve toplantı ve sunumlarını yapabilecekleri bir toplantı salonu sunuyoruz. Son olarak, küçük de olsa bir elektronik köşemiz, yine bu açık çalışma ofisinde yer alıyor.

 

Şimdiye kadar atölyede üstünde çalışılan projelerden 2 tane ticari firma, 8 tane ise ticareti yapılan ürün ortaya çıktı. Bize bu firma ve ürünleri anlatır mısınız? Onları diğer projelerden farklı kılan neydi?

 

Şimdiye kadar Prototip Atölyesi’nden çıkan firmalar şöyle:

Ferge Mühendislik: Seramik imalatında kullanılan hidrolik preslerin silindirleri içerisine giren tozu engelleyen endüstriyel körük imalatı.

Yalçın Enerji: Güneş enerjisini elektrik enerjisine çeviren ev tipi perde imalatı

Mepton Mühendislik: Endüstriyel otomatik kablo sarım ve paketleme makinesi

We Energy: Kablosuz elektrikli araç şarj istasyonu imalatı.

 

Öncelikli ve en önemli olanı, projelerini hayata geçirmeden öncesinde, planlamalarını yaparak daha işin başında iken projeyi kağıt üzerinde bitirmiş olmaları. Çizelgelemelerine baktıklarında projenin hangi safhasında nerede olduklarını, geride kalıp kalmadıklarını çok rahat gözlemleyebildiler. Tabii ki beklenmedik hatalar ya da tasarımda yapmaları gereken  değişiklikler oldu fakat çok kısa zamanda ve hızlı olarak aksiyon alıp gerekli revizyonları yapabildiler.

 

Bunların dışında finansmanlarını iyi yönlendirdiler,  iş risklerini gerekli istihdamları yaparak yaydılar ve planladıkları projelerini zamanında tamamladılar. Bu da gerekli ticarileşme evresini beraberinde getirdi.

 

Katma değeri yüksek teknoloji markalarının önemini, bugün her zamankinden daha iyi anlıyoruz. Yıldız Teknopark bu büyük ihtiyacın giderilmesi, Türkiyeli yüksek teknoloji markalarının ortaya çıkması konusunda neler yapıyor? Hedefleri ne ve bu hedeflere bugün ne kadar yakınız?

 

Özellikle TÜBİTAK BİGG desteğini almış proje sahiplerine 1 yılı opsiyonlu olmak üzere 2 yıl boyunca kendilerine her türlü imkanı bulunan kapalı bir ofis imkanı, patentleme ve mentörlük hizmetlerinden yararlanacakları bir TTO (Teknoloji Transfer Ofisi) desteği ve çeşitli eğitimler vermekteyiz. Bunların haricinde sektör liderleriyle yapmış olduğumuz iş birlikleri ile yine farklı yarışmalar ve paneller düzenleyerek iş dünyasında bulunan yatırımcılar ile kuluçka firmalarımızı ve Yıldız Teknopark’ta bulunan diğer tüm firmalarımızı bir araya getiriyoruz.

 

Yeni katılımcılar, başvuru yapmak isteyenler için önerileriniz nedir? 

Hayallerini süsleyen yapmak istedikleri projeyi önce kendileri araştırma yaparak belirlesinler. Projede alanları dışında çalışma yapılması gereken konular var ise bunlarla ilgili muhakkak ekip oluştursunlar. Çünkü daha sonra her işi kendileri yapmaya kalktıklarında bu yükün altından kalkamamaktalar. Bununla beraber, kendilerinin projedeki görevlerini yerine getiremeyerek aksaklıklara sebebiyet vermekteler. İşte burada işi ötelemeler başlayıp her şey karmaşık bir hal alınca planlanan işlerin gerisinde kalarak panik yapıyorlar ve çıkan bu kötü tabloda erken havlu atıyorlar. 

Ticarileştirebilecekleri iyi bir iş fikri, malzeme ve insan kaynağı planlaması, her açıdan iyi bir  donanıma sahip ekip ve alacakları para desteğine yön verecekleri finansman planı. En başında söylediğim ticarileşebilecek fikirden kastım şudur: Fikrinizi başarı ile gerçekleştirebilirsiniz fakat bunu ticarileştiremiyorsanız yaptığınız işin atıl bir bilgiden farkı kalmıyor. Bu noktada kendilerine imkan sağlayabilecek yatırımcıları iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bu noktada olan proje sahipleri projelerini çocukları gibi sahiplenip herhangi bir desteğe kapılarını kapatarak başarılı bir şekilde projeyi tamamlasalar bile kendi sonlarını hazırlamaktalar. 

Bir de bu proje işini yanında şirketlerine fayda sağlayacak bir gelir kaynağı elde edebilirlerse o zaman her şey farklı şekillenmekte. Kendilerine güvenleri yerine geliyor ve finansman sıkıntısı olmayınca her şeyi çok daha sağlıklı yürütüyorlar. Zaten bu en son söylediğimi yapan proje sahipleri, planladıkları zamandan daha öncesinde projelerini tamamlayarak, geleceğin ümit vadeden şirketlerinden olarak, kuluçkamızdan kendi kanatları yardımıyla uçmayı başarıyor. Malumunuz, her işletme yaşayan canlı birer varlık.

 

Türkiyeli teknoloji girişimcileri bugün özellikle hangi alanlara yoğunlaşmalı?

İşin yazılım ve donanım kısmını birbirinden ayırarak bir şeyler yapmaya çalışmak çok mantıklı gelmiyor. Birbirlerinden ayrılmaz iki parça fakat ekonomik olarak daha az para harcayarak elde edilecek maddi gelire ulaşmak yazılımdan geçmekte. Çünkü her açıdan ilk yatırım maliyeti diğerine göre daha düşük. Yazılımda nitelik insan gücü, bilgi ve donanıma ulaşmak daha kolay iken, donanımsal tarafta da aynı şartları sağlamak gerekli fakat ilk yatırım maliyetinde özellikle donanımlı makinelerin fiyatları çok yüksek olduğu için ilerlemek daha zor.

Bu anlamda bazı örnekleri ile beraber söyliyecek olur isek; Biyomedikal & tıbbı cihazlar – MR görüntüleme cihazları, Talaşlı İmalat – Cnc Tezgahları Kontrol ünitesi yazılımları, Savunma Sanayi – Otonom uçuş ve görüntü işleme, Robotik Otomasyon – Protez insan uzuvları ve aklıma gelmeyen daha bir çok alan bulunmakta. 

Bu işe başlayacak kişilere söylemek istediğim, bir büyüğümün şöyle bir sözü var:

“Her çalışan kazandı ama mutlaka çalışan kazandı.”

Etiketler:

  • atölyesi
  • röportaj
  • prototip
  • teknopark
  • yıldız

E-mail listesine kayıt olun
tüm fırsatlardan ilk sizin haberiniz olsun